Zamanın Tadı ve Yaşamın Anı

Zamanın nehir gibi aktığı bu hayatta, anı yaşamak, duygusal bağlar kurmak ve insanlarla aynı frekansta buluşmak mutluluğun anahtarıdır.

Zamanın Tadı ve Yaşamın Anı

Zaman başlangıçtan sonsuza doğru akan bir nehir, yaşamın bize sunduğu melodi, bu akıp giden zaman nehrinde insanlar için hep aynı frekansta çalmaktadır.

Akıp giden bu nehrin melodisini yakalayabildiğimiz yani anı yaşayabildiğimiz sürece içimizdeki duygu ve hissiyat yoğunluğunun kabardığını da hissederiz.

Zaman geçiyor ve biz müdahale edemiyoruz.

Öncemiz mazi, sonramız bilinmeyen sürpriz gelecek ve yaşadığımız elimizde kalan sadece şimdiki anımızdır.  

Geçmişten gelip geleceğe doğru akıp giden bu zaman ırmağında, sadece bize ait olan, sonunun ne zaman, nerde biteceğini bilemediğimiz, müdahale edemediğimiz belirli bir zaman diliminde, kendimiz gibi olanlarla, ayrı frekanslarda yaşamaktayız.

Bize ait olan bu anımızı, gökkuşağının renkleri gibi renklendirmek, güneşin o sarı sıcaklığını beraberce hissetmek, gönül kırmadan, sol yanından içten ve derinden gelen o saf duygusal yaşamın saf melodileri ile konuşan aynı frekansı yakaladığımız ve paylaştığımız insanlarla paylaşalım. 

Bir an gelecek ki, farkında olmadan, şu anda sahip olduğumuz bize ait olan veya olmayan, maddi ve manevi her şeyi ait olduğu bu yaşadığımız yere bırakıp bizde ait olduğumuz esas yerimize gideceğiz.

Her şey bizim elimizde, kış gibi sert, soğuk ve acımasız, ilkbaharın serinliği, yazın o tatlı sarı sıcaklığı ve sonbaharın kahve tadındaki lezzete de olabiliriz. 

Yaptığımız tercihlerin sonuçlarını yaşayarak hayatımızı şekillendiririz.

Sevinç ve üzüntü anlarımız ve anılarımız hep böyle oluşur. 

Anı yakalayalım, güzel anılar biriktirelim, vefalı olalım, değer verelim ve değerlenelim. 

Bazen çayın tadı şekerden değil, eşlik edenden gelir.

Aynı frekansta olduğunu hissettiğimiz arkadaşlarımızı, dostlarımızı günlük çıkar, heves ve arzularımıza uyarak kaybetmeyelim.

Konfor alanlarımızı kalın duvarlarla örüp, ulaşılamaz olmayalım, her zaman yalnızlığı seçmeyelim.  

Yalnızlık sadece yaratana ait olup, paylaşıldığı sürece yalnızlık olmaz.

Kendimizi yalnız ve mutsuz hissettiğimiz anlarda bile yalnız değil, bizi var eden ruhumuz ve iç sesimizle birlikteyizdir.

Sol yanımızdan gelen o içsel ve duygusal sesimiz hiç kesilmesin, hayatın karmaşasında bile o sesi duyarsak işte o zaman kendimizi daha iyi hissederiz. 

Cemal Süreyya’nın da dediği gibi;

“Güzel hayat isteyen güzel insan biriktirsin” 

 
Derviş

Bir ermişe sordum
Her şey için

 Zaman

Geç mi erken mi diye
şöyle bir baktı yüzüme
o seni bulur

Yalnız

Zamanını bekle

Yazar: Ali YURTSEVEN

Yazı İşleri Sorumlusu: Nida PALA

Bu yazının bütünü yazarına aittir. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz ve herhangi bir mecrada yayımlanamaz. 

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 3
Beğenmedim Beğenmedim 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0