YALNIZLIK ÜZERİNE

Yalnızlık bir eksiklik değil, bir farkındalıktır aslında. Kendini tanımak, içindeki gücü görmek ve başkasına muhtaç olmadan da ayakta kalabildiğini fark etmektir.

YALNIZLIK ÜZERİNE

Yalnızlığın tanımını yapın desem, eminim hepiniz farklı şeyler söylersiniz. "Yalnızlık, kişinin yalnız olmadığını keşfettiği yerdir," der Marty Rubin. Rubin, bu sözüyle aslında kişinin en yakın dostunun yine kendisi olduğunu ve kendisiyle baş başa kaldığında kendini bulduğunu ifade etmiştir.  

Yalnız olmak, çevrende hiçbir arkadaşının olmaması demek değildir. Ya da bir aile kuramamış olman da seni yalnız kılmaz. Tüm bunlara sahipken, hatta kocaman bir kalabalığın içindeyken de yalnız olduğunu hissedebilirsin. Sen kendini ifade etmeye çalışırken, insanların seni anlamadan dinlemesi bir yalnızlıktır mesela. İçindekileri çığlık atarcasına haykırarak anlatmak isterken sadece susuyorsan, verdiğin tüm mücadelelerde yanında var görünüp de aslında hiç yanında olamamış insanlar varken de yalnızsın.  

Yalnızlığın senin için bir ceza değil de mükâfat olduğunu anladığında, bu defa yalnız olmanın kıymetini anlamaya başlarsın. Yalnızlık, bir eksiklik değil; bazen fazlalıkların gürültüsünde kendini bulman, kendini fark etmen ve kendini kaybetmemek için sığındığın bir limandır. Başta, yalnızlık hissinin kalbine ve ruhuna vurduğu sert ve korkunç dalgalar sana ürkütücü gelirken, tüm bunlara göğüs gerecek gücü kendinde hissettiğinde sakinleşmeye başlarsın. Dalgaların sesi artık sana bir melodi gibi gelir. Bu defa keyif almaya başlarsın.  

Herkesin konuştuğu ama kimsenin birbirini duymadığı kalabalıklarda, en çok iç sesinle baş başa kaldığında, bu hissin sana verdiği dinginlik ve huzur artık senin için bir kaçış yolu olur. Her bunaldığında, sıkıldığında, yaşadığın hayat senin için anlamsızlaştığında, artık korkmadan, ürkmeden, çekinmeden yalnızlığa koşarak gitmek istersin. İşte o an, yalnızlık seni eğitir, güçlendirir. Susmanın kıymetini ve kendi varlığının değerini öğretir. Kendi kendine yetebilmenin zarafetidir bazen yalnızlık. Kimsenin dolduramadığı boşlukların aslında seninle dolacağını anlaman için bir fırsattır.  

Belki de yalnızlık, insanın kendine en dürüst olduğu yerdir. Yalnızlığı kabullendiğin an, aldığın kararlar, attığın adımlar, hayatına alacağın insanlar senin için daha anlamlı hale gelecek. Çünkü artık amacın, hayatındaki boşluğu sırf yalnız kalmamak korkusuyla doldurmak olmayacaktır. Tam aksine, daha seçici davranıp sana iyi gelecek, seni anlayacak insanları hayatına almış olacaksın.  

Yalnızlaşma korkusuyla sahte kalabalıklara maruz kalan insanlar için Albert Schweitzer şöyle diyor: "Hepimiz o kadar iç içeyiz ama yine de hepimiz yalnızlıktan ölüyoruz." Sahte kalabalıklar içinde, sahte dostluk ve arkadaşlıklarla, sahte gülüşler ve eğlencelerle kendimizi yalnız olmadığımıza ikna etmeye çalışsak bile, içten içe yalnız oluşumuzu hissediyoruz. Ve yalnızlık hissi bize adeta bir ızdırap gibi geliyor. Fakat ne olursa olsun, bu durumu kabullenmek, bununla yüzleşmek istemiyoruz. Çünkü yalnızlığın her zaman bizi kötü etkileyeceğini düşünerek yaşıyoruz. Güçlü olduğumuzun farkına varmadan, hayatımızın devamı için hep başkalarına muhtaçmışız hissine kapılıyoruz.  

Oysa ki, bilinçsiz bir şekilde yalnız kalırız korkusuyla hayatımıza aldığımız her insanın bize bir yük olduğunun farkında değiliz. Bu yük, zamanla ruhumuzu yorar, benliğimizi bastırır. Kendi iç sesimizi susturup başkalarının onayına göre yaşamaya başlarız. Sahte bağlarla kurulan ilişkiler, kısa vadede yalnızlığı unutturur gibi görünse de, uzun vadede bizi daha derin bir boşluğa sürükler. Çünkü gerçek huzur, başkalarının varlığıyla değil, kendi içimizdeki dengeyle mümkündür.  

Yalnızlık bir eksiklik değil, farkındalıktır aslında. Kendini tanımak, içindeki gücü görmek ve başkasına muhtaç olmadan da ayakta kalabildiğini fark etmek... Bu fark ediş, belki can yakar ama insanı özgürleştirir. Çünkü insan, kendine yetebildiği an yalnızlık, bir korku değil, bir bilgelik haline gelir.  

Unutma; kalabalıklar içinde kaybolmaktansa, kendi iç dünyanda var olmayı öğrenmek en büyük cesarettir. Ve bazen yalnızlık, insanın en büyük öğretmenidir.  

Yazar: Cemal KARAKULAK

Genel İçerik Editörü: Dilek GÜLŞAN DUMAN

Genel Yayın Koordinatörü: İsmet Serhat KAHYA

Bu yazının bütünü yazarına aittir. İzinsiz kopyalanamaz, çoğaltılamaz veya herhangi bir mecrada yayınlanamaz. 

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 6
Beğenmedim Beğenmedim 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 4